Asil Aluminyum

25 Haziran 2018 Pazartesi

Niğde Haberci

AK PARTİ AŞK TAZELEDİ !

Hayrettin YENEL

Hayrettin YENEL

E-Posta : hayrettinyenel@gmail.com

Türkiye’nin dönüm noktası olarak değerlendirilen 1 Kasım seçimleri de sona erdi. Bir aşk hikâyesi ile başlayan Ak Partinin tek başına iktidar olma hedefi tutu ve yeterli sayıda milletvekilini meclise göndermeyi başardı.

 Şimdi çok uzaklara değil bundan 4 – 5 ay öncesine gidelim. Türkiye bir seçim daha yapmış, hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olma sayısına erişememiş, koalisyon senaryoları da fiyasko ile sonuçlanmıştı. Ak Partiyi iktidardan düşürmek için yapılan çalışmalar hedefe ulaşmış,  % 60 a lık bir sayı ile muhalefet partileri çoğunluk sağlamışlardı. Fakat Bu tabloyu görenler Türkiye üzerinde farklı hesapların peşine düşmüş, bombalar patlamış, insanlar ölmüş, dövizin yuları başkalarının eline geçmişti. Bu tablo sonucunda, ardı ardına gelen zamlar, güneydoğuda bir türlü açılmayan kepenkler, her gün gelen şehit haberleri, ekonomik ve sosyal açıdan her geçen gün ayarları ile oynanmaya çalışan bir Türkiye portresini ortaya koymaya başlamıştı.

 7 Haziran da hiç beklemediği bir sonuç alan Ak Parti, 1 Kasım seçimlerine daha önce yaptığı hataları telafi etme gayreti ile girdi. Ortada üç dönemlik bir aşk vardı. Aşk deyip de geçmeyin, her ne kadar küllense de bir gün olur, bir umutla birlikte yeniden yeşeriverir. Ak Parti seçmene, İlk günkü aşkı ve heyecanı hatırlattı. Yaptığı hataları bir, bir sıraladı ve telafi edeceğini söyledi. Seçmene, “Ben seni seviyorum, bir zamanlar sen de beni seviyordun. Hani biz birbirimize âşıktık, lütfennn, bana bir fırsat daha ver.” dedi. Her aşkta olduğu gibi 1 Kasım da seçmen Ak Partiye bir fırsat daha verdi. Ak Partinin gelecek dönemler için son şansı olarak değerlendirilen tablo bu aşkı yeniden tazeledi.

 

Slogan “ İlk Günkü Aşkla,  Hep Birlikte “ şeklindeydi. İlk aşk, insanın aklının köşesinde her zaman vardır. Üzeri küllense de küçücük bir umut o aşkı yeniden alevlendirebilir. Ayrı kalınan günler, haftalar aylar, bu ince çizgi ile Ak Parti de yeniden hayat buldu. Aşkta bazen bir başka sevgili vardır, eğer bir kırgınlık varsa gönül bazen ona kayar gibi olur. Bu aşk seçmenle bir siyasi parti arasındaysa, iktidarlar bile değişir. 7 Haziran seçimleri de aynen bu şekilde bir gelişmeye sahne oldu. Kalbi kırılan seçmen, kendisini geri çekerek, eski sevgiliyi biraz da kıskandırdı. Ak Parti, seçmenine, “ Ben seni halen seviyorum…“ dedi. Bu kinayeli serzeniş, içinde Ak Parti sevgisi olanları etkiledi. İnsanın kendisini, sevecek kollayacak kendisinden emin birinin yanında olması gibi, seçmen yeniden Ak Parti ile aşkını tazeledi. Seçmen Ak Parti’ye bir kez daha güvendi. Hayallerini gerçekleştirmek için bir omuz arayan seçmen, Ak Partiye eski aşkın hatırına, bir kez daha fırsat verdi.

Şimdi 1 Kasım seçimleri sonunda ortaya çıkan tabloya bakalım. Ak Parti’nin neden kazandığını konuşurken kaybedenlere de göz atmamak tabi ki olmayacaktır.

 Biz Türk’üz. Kadirşinas insanımız, milliyetçiliğimiz, ülke ve insan sevgimiz, merhametimiz bizim en önemli özelliklerimiz değil mi? 

1 Kasım seçimlerinde adeta çöküş yaşayan bir parti var. 80’lerdeki milletvekili sayısını 40’lara düşürmüş, dördüncü parti ile yer değiştiren bir parti. Bu partiyi yönetenler arasında;  söylemde milliyetçiliği ön planda tutup, bir türlü milliyetçi olamayanlar var. Milliyetçiliğin ne anlama geldiğini kendi söylemleri içerisine sıkıştıran, bu kavramı başkaları ile paylaşırken bile sadece kendilerinin gerçek milliyetçi olduklarını ön plana çıkarmaya çalışan, söylemleri kitlelere benimsetemeyen, her şeye hayır diyen, milliyetçiliği başkaları ile paylaşmaktan kaçınan, bu durumu adeta bencillik kavramı içerisine kapatan bir parti yöneticileri. İşte tüm bunlar, adım adım bir partiyi bu çöküşün eşiğine getirmiştir. Şimdi MHP li kardeşlerimiz belki bu cümlelere tepki bile gösterecekler. Onlara şunu söylemek istiyorum. MHP nin kaybedecek neyi kaldı ki. Genel politika yanlışlığı, Türkiye’de MHP yi çöküşe doğru iten en büyük etken oldu. Türkiye’de kime sorarsanız sorun, birçok insan “ben milliyetçiyim” der. MHP ne yaptı, milliyetçiliği parti içerisine sıkıştırdı. Bu Niğde’deki MHP teşkilatında da aynen bu şekilde gelişmiştir. Niğde’deki MHP teşkilatının, Milletvekilliğini CHP ye kaptırması Türkiye’de ki genel yansıma yanında,  çok daha başka nedenlere de dayanıyor. MHP 7 Haziran seçimleri öncesi Niğde’de CHP’nin yapamadıkları konularda, iyi söylemlerle ortaya çıkmıştı. MHP li seçmen Niğde dışında yaşamış bir adaya bile sahip çıkmış, yapılan ve yapılacak işleri kamuoyuna ulaştıracak en önemli unsur olan medya ile iyi bir başlangıç yapmıştı. Seçmen MHP ‘nin dışardan getirdiği adayı bu sayede tanıdı ve belki olur diyerek O’nu meclise gönderdi. Türkiye’de tablo değişiminin olabileceğini göz ardı eden MHP adayları bu kez ilk başlangıçtaki politikayı değiştirip, medya ayağını boşa çıkardı. Sağa sola asılan birkaç afiş, pankartla bu işin olacağını sandı. Yapılan basın toplantılarında Niğde insanının, tasvip etmediği bir tutum ve davranışla, seçim kampanyası yürütüldü. Kendi içlerinde tecrübe ve akıl verenler kıymet görmedi. En son yapılan şadırvan parkı mitinginde bu tablo çok açık belliydi. Bir önceki seçimde şadırvan parkına sığmayan MHP seçmeni bu kez kamyon köşesinden bakan çok az bir partili ile seçim mitingi yaptı. İnsanlar üzerinde bırakılan ilk ve son izlenim çok önemli olduğu için bana göre diğer partiler gibi MHP  de bu mitingi yapmamalıydı.

CHP, ye gelince; genel anlamda Türkiye genelinde seçmenin beklediği yönde bir söylem geliştirdi. Ak Partinin 7 Haziran seçimlerinde unuttuğu emekliye, işçiye, daha doğrusu seçmene duyması gerekenleri söylediler. Bunu da medyayı kullanarak geniş kitlelere yaydılar. Biz söz vardır. Bir işi ne kadar kaliteli yaparsanız yapın, eğer onun reklamını yapamıyorsanız yani kitlelere duyuramıyorsanız, ondan bir fayda sağlayamazsınız. İşte MHP’nin hatasına CHP düşmedi. Niğde’de etkin bir şekilde medya ayağını iyi kullandı. Basın toplantıları MHP ye göre daha sakin ve yapıcıydı. CHP nin 1. Sıra milletvekili adayı olan Ömer Fethi Gürer, geçmişten gelen yazarlık ve gazetecilik kimliği ile medyayı arkasına alıp, haber ve reklam ile söylemlerini ve faaliyetlerini büyük kitlelere ulaştırdı. CHP Türkiye’de Ömer Fethi Gürer gibi akılcı politikalar üreten kişiler sayesinde en azından bir önceki seçimdeki konumunu korumayı bildi.  

 HDP ye gelince, eğer biz meclise girersek terör biter mantığı ile 7 Haziranda çok iyi bir oy kitlesine ulaştı. 7 Haziran seçimleri öncesi mutlu huzurlu bir Türkiye söylemi ile yola çıkan HDP nin bu söylemleri ilk anda bazı kitlelere olumlu gelince, mecliste 80 milletvekili ile temsil edildi. Türkiye, huzurlu bir ülke olsun, terör bitsin gençler ölmesin diyen seçmen HDP ye 7 Haziran da iyi bir şans vermişti. Söylemleri, eylemlerle destekleyemeyen HDP, terör örgütlerine sırtını yaslayan bir görüntü çizince, bu kez seçmen affetmedi. Hatta “sen meclise gir ama uslu dur, şiddet ve özerk gibi Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne yönelik tutum ve davranışlarından vazgeç, yoksa seni barajın altına gönderirim. “ dedi.

 Şimdi Türkiye 2 Kasım da yeni bir sabaha uyandı. 80 ‘den 40 lara milletvekili sayısını düşürerek, çöküşü yaşayan bir MHP, seçmenden iyi bir tokat yiyen HDP, Türk insanının gönlüne bir türlü girmeyi başaramayan CHP’nin bu durumlarını, iyi bir söylemle kendi lehine çevirmeyi başaran Ak Parti, daha önceki seçmeni ile aşk tazeledi.

 Şimdi Türkiye tek başına iktidarı 4. kez deneyecek. Türkiye’ye ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun.

 Selam ve Saygılarımla;


02 Kasım 2015 Pazartesi 13:31
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

TÜRKİYE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

NÜKLEER SANTRALLER ZİRVESİNDE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

AMBULANSLAR SİZDEN ŞİKAYETÇİ

Sağlık Bakanlığımızca sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinin ve kalitesinin arttırılmasına yönelik

Kanser Kadınlardan Korksun

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan, kadınların ‘korkulu rüyası’ olarak tanımlanan bir

500 Yıllık Osmanlı Kayıtları Gün Yüzüne Çıkıyor

Osmanlı Devleti’ni tarihin en önemli uygarlıklarından biri haline getiren Tahrir Defterleri gün yüzüne

Zekâ Gelişimi İçin Sütten...

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman

Çevresel harcamalar 1.83 milyar TL oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) "Girişimlerde Çevresel Harcama" araştırmasına göre 2010 yılında toplam

NİĞDE - HAVA DURUMU

NIGDE
Sağ Blok Ust Sabit