Asil Aluminyum

17 Aralık 2018 Pazartesi

O, Bizden Biriydi….

Hayrettin YENEL

Hayrettin YENEL

E-Posta : hayrettinyenel@gmail.com

Yıllar önceydi. Hürriyet Gazetesinin Niğde Muhabiri olarak görev yaparken Hamle Gazetesinde de çalışıyordum. O dönemler, gazetelerin ofset tekniği ile değil de entertip ve dizgi yöntemi ile basıldığı dönemlerdi.

O günlerde arkadaşlardan biri, beni bir kişinin sorduğunu söyledi. Tarif ettiler, bir süre geçtikten sonra O kişi tekrar geldi. Arkadaşlarım beni gösterdiler. O’nun la tanıştık. Oturduk konuştuk. Bana Niğdelilerin birçoğunun dışarda olduğunu ve Niğde’ye hasret yaşadıklarından bahsetti. Kendisinin de İstanbul’da yaşadığını ve sürekli hasret çektiğini belirterek, küçük bir yayın çıkarmaya başladığını söyledi. Koltuğunun altından çıkarıp bana uzattığı, A3 büyüklüğünde, 4 yaprak bir gazeteydi. Gazeteyi elime alıp ilk baktığım yer gazetenin adı oldu. Adı  “ Niğde Hasret “  dedi.

Ne güzel bir isimdi ve çok hoşuma gitti. Bu ismin içerisinde, sıcacık bir duygu ve özlem vardı. Amacım para kazanmak değil, bu memleketten gurbete gidenlerin arasına köprü olmak, onlarla Niğde’yi buluşturmak hedefim dedi. Küçücük başlayan bu düşüncenin ardında dev gibi bir anlam vardı. Niğdelinin Niğde’yi ne kadar sevdiğini kendimden örnek veririm. Biz Niğde’yi severiz, ama sevdiğimizi belli etmeyiz. Büyük şehirlerin arasında kalmanın ezikliğini içimizde hissederiz. Son dönemler bu düşüncenin biraz dışında kalsa da, o şehirlere bakınca ne kadar gelişemediğimizi, ne kadar geri kaldığımızı içimizde hissederiz.

Hasret ile başladık söze. O’nun Niğde’yi ne kadar sevdiğini anlattıklarından çok iyi anlamıştım. Anlatımlarından ben ne istediğini, ya da ne yapmam gerektiğini de. İstanbul ile Niğde arasındaki köprü olmamı istiyordu. Niğde’deki olayları, sosyal yaşamı, her türlü gelişmeyi fotoğraf, haber ve yazı ile Niğde Hasret Gazetesi aracılığıyla gurbette hasret çekenlere ulaştırmaktı en büyük amaç. Ortada bir ticari kazanç yoktu, fakat çok iyi bir niyet vardı.  O’nun bu iyi niyetini çok iyi anlamıştım. “Niğde Hasret Gazetesi” nin, Niğde’deki il temsilcisi olmamı istedi. Niyetinin ne güzel bir niyet olduğunu kendisine söyledim. İmkânsızlıklarla ortaya çıkacak bu yayının, amacı, düşüncesi daha doğrusu yapılmak istenen şey çok hoşuma gitmişti.  

Tamam dedim. Aylık çıkan bir yayın organı olacağı için destek vermek kolay olacaktı. O günden sonra O’nun la çok iyi bir arkadaş olduk.

İyi niyetli, dürüst, belki de kendi içinde yaşadığı siyasi ortam içerisinde de örnek gösterilecek kişilerden biriydi. Son dönemlerde çok sık görüşmüyorduk. En son gördüğümde yüze vuran bir sıkıntı hissetmiştim. Yaş çok ileri olmasa da, insanın içtiği sigara, çevre etkenleri, kendi iç dünyasında yaşadıkları, bir anda insanı başka bir boyuta taşıyıveriyor. O’nun bu dünyadan kopuşu da sanırım bu tarife tam uyuyor.

Dünya çok büyük derler ya. Asla büyük değil, dünya aslında yaşadığın yer kadar. Gidebildiğin yer kadar büyük. Eğer sadece Niğde’de yaşadıysan, senin dünyan sadece burası değil mi?  Gezip dolaşabildiysen başka memleketleri, başka ülkeleri gezebildiysen, dünya senin için başkalarına göre biraz daha büyük denebilir. O’nun dünyası da Niğde ve Bor’du. En son çabalarından biri de Akkaya Barajının temizlenmesiydi. O kadar çok istiyordu ki, bilemezsiniz. Çevresinde kendisine destek olan arkadaşlarla bir platform oluşturdu. Bu problemi bu işi çözebileceklere duyurmak için. Ömrü yetti mi? Yetmedi .. Sizce içinizde Akkaya Barajının temizlenmiş halini görme ihtimali olanlar var mı? Sizi bilmem ama sanırım ben ve benim yaşımdakiler bu gidişle asla göremeyecekler.

Bu dünyaya ne için geldiğimizi hiç kimse tam olarak bilmiyor. Bunu dini açıdan değerlendirdiğimizde tabi ki Allah’a kulluk yapmak, peygambere ümmet olmaktır. Ama bunun dışında bu dünyaya gelmemizin mutlaka bir sebebe dayandığını biliyoruz. Allah hiçbir şeyi sebepsiz yaratmıyor. Her birey, farkında olmadan bu dünyada bir görev üstlenmiyor mu?. Kimi Cumhurbaşkanı oluyor ülke yönetiyor, kimi öğretmen oluyor insan yetiştiriyor, kimi gazeteci oluyor, memleketine çevresine bu yolla hizmet ediyor. Hizmet etmek için geceyi gündüzüne katanlar vardır. Amacını daha iyi bir noktaya taşımaya çalışanlar, insanlığa nasıl daha fazla faydalı olabilirim diyenler vardır.

İşte O’da geceyi gündüzüne katanlardandı. Hiçbir aşırılığa kaçmayan, doğru, dürüst, insanlara faydalı olmaya çalışan bir Niğde evladıydı. Amasız bir hastalığın pençesinden kurtulamayan, bizleri derinden üzerin, bize göre aramızdan zamansız ayrılan O’ kişi, Turan Uçan’dı. Onu rahmetle, sevgiyle anıyorum.

Allah mekanını cennet eylesin.

Selam ve Saygılarımla

 


02 Aralık 2015 Çarşamba 10:10
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

TÜRKİYE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

NÜKLEER SANTRALLER ZİRVESİNDE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

AMBULANSLAR SİZDEN ŞİKAYETÇİ

Sağlık Bakanlığımızca sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinin ve kalitesinin arttırılmasına yönelik

Kanser Kadınlardan Korksun

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan, kadınların ‘korkulu rüyası’ olarak tanımlanan bir

500 Yıllık Osmanlı Kayıtları Gün Yüzüne Çıkıyor

Osmanlı Devleti’ni tarihin en önemli uygarlıklarından biri haline getiren Tahrir Defterleri gün yüzüne

Zekâ Gelişimi İçin Sütten...

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman

Çevresel harcamalar 1.83 milyar TL oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) "Girişimlerde Çevresel Harcama" araştırmasına göre 2010 yılında toplam

ÇOK OKUNANLAR

NİĞDE - HAVA DURUMU

NIGDE
Sağ Blok Ust Sabit