Asil Aluminyum

25 Haziran 2018 Pazartesi

Niğde Haberci

Biri Çatıdan Mı Düştü !

Hayrettin YENEL

Hayrettin YENEL

E-Posta : hayrettinyenel@gmail.com

Seçmek bir insan için özel bir şey olsa gerek. Yapılan seçimlerin ise gizli oy açık tasnif olması da seçilenin ve seçenin bir birlerine karşı bakış açılarının daha ılımlı, daha sorgular bir şekil almasını, bunun yanında kutuplaşmamayı da sağlıyor.

İlk kez halk tarafından yapılan oymala ile Cumhurbaşkanını halkın seçtiği bir seçim geçirdik. Demokrasilerde halkın verdiği karara saygı duymamak, bence anti demokratik özellik taşımak anlamına geliyor. Eğer ben olmazsam, ben seçilmezsem bu seçim demokratik olmaz, bu seçimler demokratik değildir demek, kişinin ne kadar zayıf karakterli olduğunun da bana göre gösterir. Birde yenilgiyi anlamsız bahanelere dayandırmakta aynıdır sanırım. Demokrasi insanların birbirlerine olan haklarına saygılı olmayı da gerektiriyor. Bizde bir atasözü var, “Bükemediğin bileği öpeceksin“. Kimse kimsenin bileğini öpmesin ama ortadaki gerçeği de kabul etmek gerekir diye düşünüyorum.

İnsan saygı gösterir se ancak saygı görebilir. Kabullenmek ise olgunluktur. Seçimi kim kazanırsa kazansın, kazananı tebrik etmekte erdemliktir.

Bizim insanımız yenilen taraftaysa farklı bir olgu ile konulara yaklaşıyor. Bunu biraz daha genişletip insanın doğasında var demek istiyorum ama herkese haksızlık yapmakta istemiyorum.

Geçmişten günümüze bir göz attığımızda yanlışları ile doğruları ile başarı grafiğini sürekli yukarıya taşıyan bir kişi var. Bu insana birileri muhtar bile olamaz yakıştırması yaparken, sanırım bu günlerin hesabını hiç yapmadılar. Bana göre hiçbir şey tesadüf değil. Nedensiz ise hiçbir şey olduğu yerden hiçbir yere kıpırdayamaz.

Başarıyı kabullenmemek, kendi başarısızlığını örtmeye çalışmakla neredeyse eşdeğerdir. Bu çatışma bizim ülkemizde özellikle siyasette, seçim dönemi ve sonuçlarının belli olduğu anlarda daha da belirgin bir hal alıyor.

Siz bir sporcu olsanız, ilk karşılaşmada iyi bir dayak yeseniz, ikinci karşılaşmaya daha hırslı, daha azimli çalışıp rakibinizi yenmenin hesaplarını yaparsınız. Eğer yenilgiyi peşinen kabul etmediyseniz, doğal olan yöntem budur. Bu da insanın ve canlıların doğasında vardır. Başarı isteyen insanın genel olarak bir hedefi vardır. Bu hedefe azimle yürümez, kendisi dışındakilerden medet umarsa hiçbir zaman başarılı olamaz. İnsan kendi işini ilk önce kendisi benimsemeli, sistemin başında kendisi olmalı ki; kurduğu kadrolara örnek olup başarıyı yakalasın.

Şimdi bu duruma siyaset açısından baktığımızda son 10 yılın muhalefet örneklerine göz atalım.

Son yapılan Cumhurbaşkanlığına kendi içinden aday gösteren iki parti oylarını artırırken, ısmarlama, ve paket olarak gelen adaylar çatılarda anten dikmeye çalıştı. Çatıda gezmenin ne olduğunu bilmeyen ve siyasetin içinden gelmeyen bir adayla yola çıkan muhalefet partileri, anteni çatıya kursun diye dama çıkardıkları adayın, kabloyu yanlış bağlayabileceğini ve çatıda gezmenin kolay olmadığını düşünemediler. Biz çatıya çıkmayalım, birini çıkaralım, çatıdan düşerse o düşsün mantığı iki partiye yenilgiyi getirdi.

Muhalefetin adayı Ekmeleddin Ihsanoğlu aynen bu pozisyonda seçime girdi. Bir tane bile göz dolduran miting yapmazken, Selahattin Demirtaş ve R.T. Erdoğan onlarca miting yaptılar. Kararsızları en fazla etkileyen unsurlardan biri kimin hangi yönde olduğu, kimin mitinginin daha kalabalık olduğu ölçüsü ile şekilleniyor. Muhalefet bunu da göz ardı etti.

Birde halen oy verdiği partinin taraftarı olduğuna kendisi bile inanamayanlar var. Birde bunlara prim verenleri düşündüğünüzde, daha da söylenecek kelime kalmıyor. Bu seçim de bir konu çok dikkatimi çekti. Siyasi parti ve tabanına yıllarca emek verenler yanında, has bel kader siyasi partilerin bir yerlerine çöreklenmiş olanlar, koltuk kaygısı mı çekiyor, yoksa ileriye dönük yeni hesaplarımı var bilinmez, gizli olan oylarının telefonla fotoğraflarını çekerek, sosyal medyada paylaştılar. Açıkçası kanuni bir de suç işlediler. Benim bir tezim var. Birileri sana örneğin, gazeteci demiyorsa sen istediğin kadar cebinde taşıdığın sahte kimlik kartı ile basın mensubu olduğunu zannet, yâda sarı basın kartı taşı. Bana göre bunun hiçbir anlamı yok. Siyasette de aynı değil midir? Sen istediğin kadar ben şu partiliyim de. Maddi ve manevi olarak karşılık beklemeden o partiye gönül veriyorsan zaten o partilisin demektir. Siyasette, gazetecilikte yâda önemli olan birçok meslekte bu iş gönül işidir.  Telefonu ile çektiği oy pusulasındaki ‘EVET’ i sosyal medyada paylaşanlar sadece gelecek için parti içinde kaygı taşıyanlardır. İşin garip tarafı ise bu tür insanlara değer verip gerçek partililere “Sen Bendensin” muamelesi yapıp onlara değer vermeyenler ise içlerinde garip çelişkiler yaşayanlarıdır.

Son yapılan seçim sonuçlarını özet olarak değerlendirdiğimizde ise ortaya şu sonuç çıkmaktadır.  Biri çatıdan düşmüştür, bunu da herkes görmüştür. Onu çatıya çıkaranlar ise sessizce koltuklarına tekrar kurulmuşlar, çatıya çıkardıkları kişinin neden düştüğünün sorgulamasının pekte üzerine gitmemişlerdir. Birçok insanın içinden söylediğini ben açıkça söylüyorum. Bana göre seçimi kazanan parti ve onun başındaki R.T Erdoğan karşısında 9 kez seçim kaybeden siyasi parti liderleri,  partilerinin gelecekte daha iyi noktada olmasını istiyorlarsa bulundukları konumu bir kez daha sorgulamalı ve gözden geçirmelidirler.

Selam ve Saygılarımla;

 


11 Ağustos 2014 Pazartesi 10:27
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

TÜRKİYE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

NÜKLEER SANTRALLER ZİRVESİNDE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

AMBULANSLAR SİZDEN ŞİKAYETÇİ

Sağlık Bakanlığımızca sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinin ve kalitesinin arttırılmasına yönelik

Kanser Kadınlardan Korksun

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan, kadınların ‘korkulu rüyası’ olarak tanımlanan bir

500 Yıllık Osmanlı Kayıtları Gün Yüzüne Çıkıyor

Osmanlı Devleti’ni tarihin en önemli uygarlıklarından biri haline getiren Tahrir Defterleri gün yüzüne

Zekâ Gelişimi İçin Sütten...

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman

Çevresel harcamalar 1.83 milyar TL oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) "Girişimlerde Çevresel Harcama" araştırmasına göre 2010 yılında toplam

NİĞDE - HAVA DURUMU

NIGDE
Sağ Blok Ust Sabit