Asil Aluminyum

25 Haziran 2018 Pazartesi

Niğde Haberci

Hamle ve İlk Mürekkep

Hayrettin YENEL

Hayrettin YENEL

E-Posta : hayrettinyenel@gmail.com

Yıl 1982, Lise 3. sınıftayım. O günlerde belki çok az öğrencide bulunan üstten bakmalı 12 karelik film kullanan bir fotoğraf makinem var. Daha Dijital fotoğrafın hani derler ya ortada (D) si bile yok. Okulda öğrenci fotoğrafları çekiyor, para kazanmaya çalışıyorum. Fakat şunu biliyorum ki, hiçbir zaman kazandığımı hatırlamıyorum. Bu tutku o günlerden bu günlere devam edip geliyor. Hamle ile ilk bağlantım da benim yazmayı ve fotoğraf çekmeyi sevmemle başlıyor.

Okuldaki lise yıllarında sınıfta birçok arkadaşımla birlikte uzak doğu sporlarına merak sardık. Taek-Won-Do antrenörü de kendi sınıf arkadaşımız olunca uzun zaman bu sporla uğraşma imkânımız oldu.  Bir gün il genelinde bir turnuva düzenlendi ve ben de bu turnuvaya katıldım. Turnuvanın haberi tüm detayları ile Hamle Gazetesinin arka sayfasında yer almıştı. Ertesi gün, sınıfa girdiğimde herkes Hamle Gazetesi elinde olan arkadaşımın etrafına toplanmış, turnuvanın haberini okuyorlardı. Turnuvada bende 64 KG da il birincisi olduğum için gazetede benim ismim de vardı. Haberi kim yazmışsa ilk üçe giren derecelerin tamamına yer vermişti. O günkü Hamle Gazetesi’nden kendime bir tane almak için gazetenin şimdiki matbaasının olduğu yere gittim.  Bir tane gazete istedim. Ücret almadılar. Şu an yetkili biri var mı diye sordum. Yukarıda,  Orhan abi var, dediler. Baskı makinelerinin arasından geçip Orhan abinin yanına gittim. Hayatımda ilk kez gördüğüm entertip adlı bir makinenin başında bir sonraki günün yazılarını diziyordu. Kocaman klavyesi olan insan boyundan büyük bir yazı makinesini ilk defa görmüştüm. Orhan abi daktilo misali yazıları yazıyor, entertip dediğimiz bu makineden, çatır, çutur sesler geliyor bu sesler sonunda ise ardı ardına kurşundan oluşan satırlar bir, bir çıkıyordu.

Orhan abi ile sohbet sırasında, “sende bu işlere meraklı görünüyorsun, bir şeyler yazmak istersen yayınlarız” dedi. Bende “tamam” diyerek bu güzel teklifi anında kabul ettim. Hemen ertesi gün ilk haberimi el yazımla yazarak gazeteye getirdim. Matbaada benim için mükemmel bir atmosfer vardı. Samimi ve sıcak insanlarla tanışma imkânım oldu. Bir türlü o ortamdan ayrılamıyordum. Entertipten çıkan kurşun kalıbın elimi yaktığını, hatta içerde dolaşırken elimin ve bazı yerlerimin boya olduğu günü hiç unutmadım. Her gün bir iki haber yâda yazı getiriyordum. Yazdığım yazıların dizilişini ve haber üzerine konan imzamı görüyor ve çok mutlu oluyordum. Neredeyse dersten çok gazeteye haber ve yazı yazmak için uğraşıyordum. Aradan birkaç hafta geçti. Orhan abi bana, “seni İsmet abi görmek istiyor” dedi. “İsmet abi kim?” dedim. “Gazetenin sahibi”dedi. Orhan abi ile birlikte, odasına girdik. İsmet abi, “gel bakalım buraya, sen misin Hayrettin” dedi. “Evet, benim” dedim. “Ne güzel sürekli haber ve köşe yazısı yazıyorsun, yazılarını da çok beğeniyorum. Bir fotoğrafın var mı?” dedi. O anda yoktu. “Şu an yok” dedim. “Bir daha ki geldiğinde bana bir fotoğrafını getir” dedi. Ertesi gün siyah beyaz vesikalık fotoğraf getirip verdim. Fotoğraflar başka vilayetlere gidip klişe yapılıp geliyor ve ancak bu şekilde gazeteye basılabiliyordu. Bir haberi ertesi gün fotoğraflı olarak gazetede görmek imkânsızdı. Birkaç hafta sonra, yazdığım bir yazının üzerine ismimle birlikte fotoğrafımı da koymuşlardı. Bir yıl kadar bu şekilde yazdım. İsmet abi ile hafta sonlarında köy kasaba programları, yâda Niğde Spor maçları için bir arada oluyorduk. Bir gün beni tekrar yanına çağırıp birkaç tane kâğıt imzalattı. Ne olduğunu da sormadım. Daha sonra 1 yıla yakın Hamle Gazetesi’nden sigortamın yattığını öğrendim. Anılarla dolu bu meslekteki o güzel yıllar Hamle Gazetesi ile başladı. İsmet Sayın, mükemmel bir gazeteciydi. Çok iyi bir işveren olmasının yanında, mesleğini çok seven ve gazeteciliği çok iyi yapan, korkusuz, cesur, çalışanının arkasında duran, bize korkmadan yazın arkanızda ben varım, diyen mükemmel bir insandı.  

Bu mesleğe başladığım ilk günden, bu güne kadar aradan 32 yıl geçmiş. Hamle Gazetesi ile ilk tanıştığım günü daha dün gibi hatırlıyorum. Elim bir kazada hayatını kaybeden, Hamle Gazetesinin kurucusu değerli gazeteci İsmet Sayın’ı rahmet anarken, Niğde’ye kazandırdığı Hamle Gazetesi için O’na bir kez daha teşekkür ediyorum. Hamle Gazetesinin dağıtıcısından en üst noktada ki gazeteye emeği geçenlerin hepsini, 45. kuruluş yılı nedeniyle gönülden kutluyorum.

Selam ve Saygılarımla.


18 Haziran 2014 Çarşamba 08:51
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

TÜRKİYE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

NÜKLEER SANTRALLER ZİRVESİNDE 5 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALANDI

AMBULANSLAR SİZDEN ŞİKAYETÇİ

Sağlık Bakanlığımızca sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinin ve kalitesinin arttırılmasına yönelik

Kanser Kadınlardan Korksun

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan, kadınların ‘korkulu rüyası’ olarak tanımlanan bir

500 Yıllık Osmanlı Kayıtları Gün Yüzüne Çıkıyor

Osmanlı Devleti’ni tarihin en önemli uygarlıklarından biri haline getiren Tahrir Defterleri gün yüzüne

Zekâ Gelişimi İçin Sütten...

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman

Çevresel harcamalar 1.83 milyar TL oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) "Girişimlerde Çevresel Harcama" araştırmasına göre 2010 yılında toplam

NİĞDE - HAVA DURUMU

NIGDE
Sağ Blok Ust Sabit