Yazı Detayı
15 Ocak 2020 - Çarşamba 09:37 Bu yazı 396 kez okundu
 
Bana Sormayın, O'nlara Sorun !
Hayrettin Yenel
hayrettinyenel@gmail.com
 
 

Ben biliyorum, bir ihbar geldi. Gecenin yarısının hemen ardından, herkesin sıcak yatağında yattığı sırada, gecenin karanlığında Hacıbekirli köyüne doğru yola çıktınız. Hava soğuk mu soğuk, yollarda buz ve tehlikenin olduğunu bile bile sevdiğiniz işi yapmak, ekmeğinizin peşine düşmek için yola çıktığınıza beni inandıramazsınız ... ???

Ben biliyorum, haberin kaynağına neden gittiğinizi. Dondurucu soğukta gecenin saatinin birinden sabahın 8 – 9 una kadar, neler yaptığınızı biliyorum. Siz var ya siiiiz..

Köye vardınız, 5 tane itfaiye köyde çıkan yangını södürmek için uğraşıyordu. Siz de itfaiyelerin ve ekiplerinin yangını södürmek için cansiperhane çalıştıklarını çektiniz. Görüntüleri çekerken ellerinizin çok üşüdüğünü, kulaklarınızın da soğuktan buz kestiğine inanmıyorum. Benimle birlikte kendinizi aracın içine attığınızda, amacınız asla soğuktan korunmak değildi. Az kalsın buna bile inandıracaktınız beni. biliyor musunuz ... ???

Tan yerinin ağarmasına çok az kalmıştı. Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, yönettiği ilin vatandaşlarının zor gününde onların yanına gelmişti. Onların derdi ile dertlenmiş, yanan evin olduğu yerde olayla ilgili bilgi almış, acıyı iliklerine kadar yaşayan aileye “devlet yanınızda ne gerekiyorsa yapılacak, yapılması gereken ne varsa yapacağız, bizden bir isteğiniz var mı, acınızı paylaşıyorum, başınız sağolsun...” demişti. Siz azıcık dinlenip ısınacaktınız ama Vali gelince hemen çıktınız. Valinin olay yerindeki vatandaşlarla ilgilendiğini görüntülediniz. Birde mikrofon tuttunuz valiye olayla ilgili son bilgileri İlin mülki amirinden aldınız. Bunu da haberi resmi bir kaynakla da birleştirip doğruluğuna doğruluk katmak için yaptığınıza beni inandıramazsınız. Ben biliyorum neden böyle yaptığınızı. Sizi gidi sizi ... ???

Gece çektiğiniz ilk görüntülerinizi ajanslara iletmek ve vatandaşların doğru haberi almaları ve olayın tüm ayrıntılarını aktarmak için köyden ayrılıp 15 km lik dağ yolundan Ulukışla ilçesine geldiğinizi ben biliyorum, köyde telefon çekmediği için defalarca bunu tekrarladığınızı, orada haberleri bir an önce ajanslarınıza ulaştırmak için ne çabalar harcadığınızı ve zamanla yarıştığınızı biliyorum ama yemezler bunlarıda ne için yaptığınızı ben çok iyi biliyorum.

Sabah daha Ulukışla esnafı bile dükkanını açmamışken Ulukışla Belediyesine sığındınız. Neden oraya gittiğinizi de biliyorum. Başka yerler açık olmadığı ve dışarda soğuktan donmamak için bir kamu binasına sığındığınızı, ben biliyorum gecenin yarısında yola çıkıp gün ağardığında masada yorgunluğun etkisi ile az da olsa dinlenmeye çalıştığınızı fakat dinlenemeden haber nöbetini nasıl tuttuğunuzu ama ben bunu da biliyorum, mutlaka bir sebebi vardır, Vardır altında bir çapanoğlu.. 

Neyse bırakın bu ayakları, hava aydınlanmaya başlamıştı. Saat neredeyse sabahın sekizi olmuştu. Köye tekrar gittiniz, olayı birde gündüz gözü ile çektiniz, köyde yangını görenlerle röportajlar yaptığınızı, ardından onlara başınız sağolsun, Allah sabrını versin dediğinize ve içinizin acıdığına beni inandıramazsınız. Siz var ya siz...ben biliyorum bunları da neden yaptığınızı.

Bu önemli haberi yaparken, bir yerden fotoğraf çekmeye, bir taraftan görüntü çekmeye, haberi yazmaya, görüntüleri montajlamaya, tüm bunları yaparken bir de ulusal televizyonlara ve ajanslarına Canlı Bağlanarak, tüm bunları yanında kameramanı olan, editörden yardım alıp ne söyleyeceğini ona soran kendini profesyonel sananlara inat tek başınıza alnınızın akı ile yaptığınıza beni inandıramazsınız..

Tabiki yukardakilerin hepsi şakaydı, bu haberi baştan sona kovalayan biri olarak hepsini çok iyi biliyorum..

Ben biliyorum, özellikle bu ve buna benzer uzak mesafeli zor ve riskli haberlerde, Demirören Haber Ajansı Muhabiri Ali Kadı, İhlas Haber Ajansı Muhabiri Yasin Esen, Anadolu Ajansı Muhabirleri Hamza Tav, Abdullah Özkul, TRT Muhabiri Sema Tekeli, ATV-AHABER-SABAH Muhabiri olarak ben ve her habere aynı heyecanla giderek gazeteciliğin verdiği onuru bizlerle yaşayan haberciliği hakkıyla yapmaya çalışan tüm diğer muhabir arkadaşlarım sizler, beni buna inandırırsınız da, O'nları nasıl inandıracaksınız....

O'nlar kim mi ? Ne bileyim ben! Bana sormayın ...!

Selam ve Saygılarımla.

 


15 Ocak 2020 Çarşamba 09:37
 
 
 
Etiketler: Bana, Sormayın,, O'nlara, Sorun, !,
Google Reklam
Yorumlar
Haber Yazılımı