" Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır " S.M.Power
Rahmetli Erbakan hocanın siyasette mihenk taşı olarak gördüğü şehirlerin başında Konya gelirdi.
Öyle ki; hizmetle beraber espri kaynağı olan konularda gündeme düşerdi.
Halk arasında siyasetin canlandığı o dönemlerde hocaya atfen yapılan şakalarda " Konya' ya deniz getirecek " sözü epey tutmuştu.
Şaka da olsa gerçek " O su kütlesinin marifetinde " gizli.
Aslında düşünecek olursak;
Heyecanın...
Fantastik duyguların...
Romantizmin...
Ekonominin...
Canlı olduğu noktalar hep deniz memleketleri.
Bizler İç Anadolu' nun kurak ikliminde " Yağmur duasına " çıkarken,
Yılda bir ürünü eğer don, haşarat, dolu gibi afetler vurmadan alabilirsek ne mutlu...
Akdeniz diyelim öyle mi?
Yılda bir kaç ürün almak şans değil gerçek.
Örneğin Gazipaşa' ya bir bakın taşlık , çakıllık alanda " Muz yetişiyor" harika bir tablo görünümünde.
Birde İlk çağın verdiği tarihi dokunun avantajı ile yıl boyunca insanımızda deniz ve kıyılarındaki şehirlerde tatil özlemi sürer gider.
Gelelim Niğde' ye...
Şehir merkezi ve ilçeleri her çağa ve döneme ait canlı tarihi eserlerle dolu, ayrıca;
Bolkarlar
Karagöl
Çiniligöl
Aladağlar
...Ve Demirkazık dağcılık tesisleri ile başlıbaşına tabiat harikaları,
Bir adım ötede Kayseri Kapuzbaşı şelâleleri derken doğanın muhteşem güzellik ve armağanlarıdır.
Belki turizm olarak da gerekli tanıtımı yapılamıyor ve dünkü bağlı ilçelerinin gerisine düşen,
Üstelik Kapadokya tarihi bölgesinin de ana giriş noktası Niğde...
Düşünmeden edemiyoruz acaba Niğde' de deniz olsaydı bu günkü konumu nasıl olurdu?
Çok mükemmel olurdu hemde öyle değil mi?
Sağlık ve mutluluk dileklerimle.