Anlarsın ki boşmuş dünyada her şey. Her şeye geç kalırsın ve giderken, Yunus Emre’nin şu sözünü anımsarsın ”Yaratılanı severim Yaradandan ötürü...” Yani diyor ki bizlere Yunus; bizlere Yaradan’ın Yarattığı her şeye hoşgörü ile yaklaşmamızı tavsiye ediyor. Yaradanın yaratmaya değer kıldığı hiçbir şeyi bizlerin hakir görme yargılama hakkı yoktur.
Yaşadığın şu dünyada, bulunduğun yerde Şehrül Emin - emin kişi, güvenilir, özü sözü bir insan- olmanın şartlarından birisi, belki de en önemlisi hoşgörü ve tevazudur.
Kendini ne kadar tanır insan? Bilir mi hakikatini? Bilgili olmaktan ötedir bilgelik makamı. İnsan önce kendini tanıyarak varır, bilgeliğine. Bilginin kudretini, kullanabilenlerdir bilgelik yolcuları. Bu yolculuğa çıkanlar tevazu bilinciyle yürürler, bilginin yolunda hakikat arayışlarına. Kendini bilen insan değerinin farkındadır ve alçakgönüllülük erdemiyle yol alır. Tevazu bilinciyle yükseltir, kendinden kendini bilgelik mertebesine ve hakikat arayışıyla yol alır, özüne. Hayatın aslolan amacına, tekâmülüne varır hakkınca. İnsanın özü birbirine dikkat etmek, sevmek, sarmalamak değil midir? İnsan olmak yaratılanın en üstünü, zeki varlık olmak ise, gözden kaçırdığımız bazı şeyler var demektir. İnsanoğlu neden tek olsun ki? Öyleyse nedir seni bir diğerinden farklı kılan? Sevgiyi hak etmeyene veririz, hak edeni bu duygudan mahrum kılarız, hele kuşkular, şüpheler, acabalar, beyin muhasebeye tutuştu mu çık çıkabilirsen, hepimiz insanız dilimiz, rengimiz, tenimiz, farklılıklarımız, farkındalıklarımız, örf ve adetlerimiz, yani hepimiz aynı mozaiğin parçası değil miyiz? Neden var etmiştir Yüce Rabbimiz kalbimizde sevgiyi düşünmez miyiz bu en mükemmel duyguyu. Düşünmediğimiz için mi atarız yok sayarız kalbimizden sevgiyi. Yapma etme kardeşim yok etme o masum ve güzeller güzeli sevgiyi yüreğinden. O bir cennet bahçesidir sevdikçe büyür o bahçe. Hepimiz yaratılmışız eşit haklarla doğduk anamızdan bu dünyaya.
“Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” demiştir Mevlana Hazretleri…
İşte o zaman unutma ey insan!.. Hepimiz Mevlana torunuyuz.
Ve sen ey yaratılmış; işte vakit o vakittir; geç kaldığını anlar sevmediğine pişman olursun…
Hareket saati belli olmayan bir yolcuyuz bu hayatta. İnsanları kırmayın, kıymet bilin.
Keşke bazı şeylerin değerini ve sevmeyi, kaybetmeden bilmeyi öğrense insanlar…
Sevgi dolu, umut dolu hayatı sevin…___ Sevin, sevilin, hayat sevince güzel ve unutmayalım ki; ; atalarımızdan emanet aldığımız bu Vatanın sahipleri yalnızca bu Vatanı karşılıksız seve bilenlerdir…
Güne katılacak en güzel şey sevgidir diyerek sevgilerin en güzeli ile gününüz hep aydınlık’ olsun…
Mutlu ve umutlu, acısız, gözyaşsız günler dilerim. Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun…
Hoş kalın, hoşça kalın, sevgi ve muhabbetle hep dostça kalın, bir gün, bir yerlerde görüşmek ümidiyle…