Tempo FM
Yazı Detayı
15 Aralık 2020 - Salı 20:11 Bu yazı 2238 kez okundu
 
Hayat bir bulmaca…
Ömer Sabri KURŞUN
 
 
 
Merhaba Dostlarım;
öğreneceğiz yaşamayı, kana kana su içmenin tadını yeniden şimdilerde...
Gözlerimizi açtığımızda güne uyandıran Rabbimize şükredip, Güneşin ışıltısını doldurup gözlerimize...
Öğreneceğiz yaşamanın sabah fırından taze çıkmış ekmek gibi buram buram kokusunda ki yaşam sevincini. Ah!.. tadını damağımda, genzimdeki ekmek kokusu…
Bir bardak çayı, bir fincan kahvenin sevdiklerimizle birlikte huzurla içmenin güzelliğini ve tadını öğreneceğiz… Öğreneceğiz sevmenin ve sevilmenin ne demek olduğunu. Öğreneceğiz atalarımızdan emanet aldığımız bu Vatanın sahipleri yalnızca bu Vatanı karşılıksız seve bilmenin kıymetini, farkındalığını… Vatan ki bir tutam nazlı gelincik… Ey canım toprağım, ülkem vatanım dostlarım merhaba!..
Haydi, sevdiklerim gülün biraz. Gülerseniz güneş açacakmış ardından da bahar gelip, kuşlar konacakmış pencerenize... Merhaba dostlar sevgilerimle...
Ağaçlar yaprakları ile mutludur tıpkı bizler gibi. Bizler bir ağaçsak her bir yaprak ise sevdiklerimizdir…
Merhaba dostlar merhaba!.. Ah kalbim unutmamışsın sen yine bu günde, güne uyandığında hala sevmeyi, sevinmeyi. Sahi birde unutmamışsın sen sevilmeyi…
Herkes hayatı boyunca sanırım bir kez de olsa puzzle (yapboz) yapmıştır ya da ne olduğunu biliyordur. Anlamsız, orantısız şekilde kesilmiş parçaların, uygun bağlantılı bir diğer parçasını bularak resmin tamamını ortaya çıkartmaya çalışırız. Puzzle parçalarının bazıları bizi çok zorlar, üstündeki şekillere hiçbir anlam veremez, bir şeye benzetemeyiz.
İşte yapboza benzer hayat…
Doğduğundan buyana cimridir hayat. Her istediğini vermez insana. İstediklerin burnunda tüter. İstemediklerin dizinin dibinde biter. Herkesin işine yaradığı kadar iyisin bu dünyada…
Sonra döndüm dedim ki kendime; boş ver dostum gülümse, mutlu görün ve her şey yolundaymış gibi davran. Sen kasırgalara dayanmışsın rüzgârda mı savrulacaksın? Başka çaren yok dostum, dosta düşmana karşı dimdik ayakta duracaksın…
Bugün olmadı mı? Olsun. Yarın olur... Her gün yataktan kalktığımda beni hayata bağlayan "bugün güzel şeyler olacak" diye başlayan deli umudum var…
Çünkü:
‘Hayat bir bulmaca… Ne yukarıdan aşağı, ne soldan sağa.
Sonu meçhul bir labirentte yuvarlanıp gidiyoruz.
Kimine göre oyun, kimileri sürüde olmuş koyun.
Savrulan kar taneleri misali havada uçuşup duruyoruz.
Ayağı yere basmayanlar da var, yerinden kımıldayamayan da.
Ben yarattım bu âlemi diye homurdanan da mevcut.
Akşama kadar göbeğini kaşıyan da…
Bazısı küçük görür kendini, pireyi deve sanır.
Ciğer parayla satılıyor sanki ciğersizi adam tanır.
Oysa o masum ya da cahil bilinen yüreklerdedir cennet.
Ağam paşam sen yine kendini Hint kumaşı zannet.
Öyle bir bulmaca ki başı sonu belli değil…
En yüce kaptanın elinde defter-i seyir.
Baktığını göremeyen körlerin arasında, gördüğünü inkâr eden nankörlerin ortasında…
Bir bulmacadır gidiyor, çözülememiş hayatlar bir bir bitiyor…
Yaşayıp gidiyoruz işte, yitirdik ne kaldı bilincimizde…
Kim ki kimler, uzak mı yakın mı sesimizi işitiyor…
Bazen cümle âlem birlikte, bazen de yapayalnız içimizde,
Birileri tutup uçuruma itiyor...
Her şeyin bedelini ödetiyor hayat…’
Mutlu, umutlu, acısız, gözyaşsız her bir anı sevgi dolu bir hafta ve devam edip gelecek güzel, sağlıklı günler dilerim...
Gönül soframdan gönül sofranıza sevgi ve muhabbetler gönderiyorum… Hoş kalın, hoşça kalın hep sevgiyle dostça kalın…
 
Etiketler: Hayat, bir, bulmaca…, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı