Tempo FM
Yazı Detayı
28 Ağustos 2021 - Cumartesi 12:37 Bu yazı 555 kez okundu
 
İNSANLARI TANIMAK… BİR İNSANI TANIMAK…
Ömer Sabri KURŞUN
 
 
İnsan, hiç şüphesiz, doğa yaratıklarının içinde en üstün ve mükemmel olanıdır. Aklını kullanma ve bu yoldan kendi kendini eğitme yeteneği vardır.
Sezgi, akıl, duygu, çalışma ve tecrübeyi birleştirerek «Faziletli bir birey» olma imkânına sahiptir.
Her birimiz ilk tanışma anında, o ilk bir kaç dakikada karşımızdakiyle ilgili bir öngörü oluştururuz. İlk andaki fikrimiz çoğu zaman yanlış da olabilir veya değişkenlik de gösterebilir. Fakat ilk karşılaşmada, hani deriz ya, “gözümüzün tutması olayı” birinci şarttır. Göz tutar, gönül ısınır. İlk anda hissedilen enerji büyük oranda ilişkinin en azından sonraki basamağı için fazlasıyla önem teşkil eder. “Gözler yalan söylemez” sözü bir klişe değildir bana göre. Kişinin gözleri çok şey anlatır. Sıcak, canlı bakan, içi gülen gözler doğru yolda olduğumuzun işaretidir bazen. İçten, yapmacıksız gülümseme, samimi ses tonu ve kendine has tavırlar karşımızdakiyle ilgili net olmasa da bir görüntü çizdirir bize.
Fakat tüm bunlar o kişiyi gerçek anlamda tanımamız için yeterli olmayacaktır. Eğer bir insanı analiz etmek, bir insanı okuyabilmek böyle birkaç özelliğe bakarak mümkün olsaydı herkes insan sarrafı olurdu, öyle değil mi?
İnsan duygu, düşünce ve davranışlarıyla bütün bir varlıktır. Bu yüzden de tanımlanabilmesi zordur. Bir insanın derinine inebilmek, duygu dünyasına girebilmek belki de özel bir iletişim şekli gerektirir.
Bir zamanlar, sağlıklı ilişkilerin tartışmasız olması gerektiği gibi yanlış bir inancım da vardı. Böyle bir inancınız olduğunda hayatınızın yüzeyinde neredeyse hiç sarsıntı olmaz. Siz hayatla derin bir ilişki kurmaya niyet edene kadar ya da içinizden doğan beklenmedik bir sarsıntıya kadar da her şey yolunda sanırsınız.
Ancak gerçekler öyle ya da böyle bir gün mutlaka ortaya çıkacak ve ifade edilemeyip içe atılan her şey bir depremle zemininizi test edecektir. Binaların yıkılmasından korktuğumuz için sarsıntıyı önlemeye çalışmanın ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu böyle öğreniriz. Önemli olan temeli sağlam binalar yapmaktır.
Ben insanları yıllarca sadece söylediklerini dinleyerek tanımaya çalıştım. Birini tanımak istediğimde ona sorular soruyor veya kendisiyle ilgili anlattıklarını dinliyordum. Sonra, bu bilgileri tuğla gibi üst üste dizip kafamın içinde o kişinin karakterini inşa ediyordum.
Uzun yıllar boyunca gözüm kapalı dizdiğim tuğlalardan enfes gökdelenler yarattım. Dışarıdan baktığımda “kusursuz” görünüyorlardı…
Bütün bunlara rağmen, insanlar genellikle kendilerine verilen bu imtiyazlardan yararlanmayı tam manasıyla bilmezler. Birbirlerinin karşısına türlü maskeler takarak türlü rollerde çıkarlar. Oynak kişiliklerin varlığı ister istemez insanlara karşı inancımızı sarsar, içinde bulundukları şartlar insanların kişiliklerini etkiler.
İnsanlar belli bir dönemlerinde geniş arkadaş çevrelerine sahip olurlar. Kalabalığın çevresinde toplanması hoşuna gider.
Kendini dünyanın merkezi olarak görür. Ama zaman ilerledikçe kıyımlar başlar insanların hayatında. Bu kayıplardan bir ders çıkarmak insanı olgunlaştırır. Yapılan seçimlerde daha dikkatli davranmasını sağlar.
Her zaman derim en iyi tecrübe en pahalı tecrübedir...
İnsanları gerçekten tanımak için sözlerinin ötesini görebilmek gerekir…
Tanımadığınız bir insan, gitmediğiniz bir şehire benzer... Onun hakkında pek çok şey duymuşsunuzdur. Kimi olumlu şeyler söyler, kimi de olumsuz... Sanki bir gazetenin gezi sayfalarına bakıyor gibi bakarsınız tanımadığınız insana... Ve bir gün, tıpkı o bilmediğiniz şehri gezip görmek, tanımak ister gibi, o insanla da tanışmak istersiniz. İlk kez gittiğiniz bir şehirde nasıl davranırsanız, ilk kez tanıştığınız insana karşı da aynı şekilde davranırsınız. Şehrin önce ana yollarında gezersiniz, en bildik ana arterlerinde… En canlı, en hayat dolu gördüğünüz kısmıdır bu şehirlerin…
Oysa bir şehri şehir yapan görünmeyen kuytularıdır. Sabah sofranıza gelen sıcacık ekmek, odanızı aydınlatan ışık, yüzünüze çarptığınız serin su, okuduğunuz gazete, yürüdüğünüz yollar; Hepsi şehrin kuytularında yaşayan insanların çabalarıyla donatır hayatınızı…
Ve o bilmediğiniz şehri gezerken yolunuzu bir kere kaybeder bir kere hata yaparsınız. Aynı hatayı ikinci kez tekrarlamak akıllı insanların işi değildir zaten...
Hayatın doğası gereği onu yaşanır kılan hiç şüphesiz arkadaşlar, dostlar, aile, sevgili diye devam eden bir sürü sevgi bağıdır. Mutlu anların da bir arkadaşınızın size bir zararı ya da kötülüğü dokunmaz. Yeter ki siz ondan bir adım öteye gitmeyin.
Bu yönünü karşınızdaki size mutsuz olduğu anlarda gösterir.
Dost dediğin zaten insanın hayatında ya bir ya da iki tanedir. Daha ileri gitmez. Siz dostlarınızın birden fazla olduğunu düşünseniz de hayat bunun doğru olmadığını size gösterecektir... Ki o zaman bir kez daha düşüneceksiniz, ama kalbinizde bir çatlak daha oluşmuş olacak...
Peki, hayatınızdaki insanların doğal davranışlarını anlamamın bana ne faydası var? Onları değiştirebilir miyim? Hayır, kimseyi onlar istemediği sürece değiştiremeyiz ama hayatımızdaki her insan bizim kendimizi tanımamız için bir fırsattır.
Şimdi hayatınızdaki insanlara tekrar bakın. Onların davranışlarında ne görüyorsunuz? En sevdikleriniz ve en sevmedikleriniz özellikle onları gözlemleyin. Varlıkları sizde hangi duyguları uyandırıyor, hangi korkularınızı tetikliyorlar?
Birine güvenmenin gitgide zorlaştığı dünyada çevrenizde ki insanlardan korunmak için kendi kendinize savunma metotları oluşturursunuz. Bunlardan bazıları şöyledir:
Size karşı sözünü sakınan insanlardan(umursamaz)
Cebinde parası varken hesap ödemekten kaçanlardan (cimri)
Bilmediği konularda biliyormuş gibi davrananlardan (cahil)
Sürekli kendinden bahsedip, kendini üstün kılmaya çalışanlardan (bencil)
Başkalarının arkasından atıp tutandan sonrada yüzüne gülücükler atanlardan(ikiyüzlü)
Sadece mutlu olduğunuz anlarda yanınızda olanlardan (çıkarcı)
Bir insanı tanımanın en iyi yollarından biri de zorda kaldığı anlarda nasıl tepki verdiğidir. İyiyken herkes iyidir; mühim olan kötü olunduğunda iyi kalabilmesidir. Çıkarların çatışması da bir insanı tanımanın en iyi yoludur. Ortak çıkarlar devreye girdiğinde mevcut maske varsa düşmesi kaçınılmazdır. Birde insanı tanımak konusunda şu konuya dikkat çekmek istiyorum; verdiğiniz sırrı iyi saklayabiliyor mu? Bunu size karşımı kullanmaya kalkıyor ya da kullanıyor?
Bunların hepsi bir insanı hayatınıza katarken, ona değer verirken kullanılması gereken metotlardır. Güneşli havalarda yanınızda olup da yağmurlu anlarınızda sizi terk edenlerden her zaman uzak durun dostlar…
Kötü insan yoktur. Size uyan veya uymayan insan vardır. Kısacası bir insanı tanımak için, biraz gözlem, biraz zaman, biraz sağduyu, biraz duygudaşlık, biraz hoşgörü, biraz emek ve sabır biraz da iyi niyetli olmak ve bir parça akışına bırakmak, iç sese kulak vermek ve ilk görüşteki tılsıma tutunmak yeterlidir belki de...
Güzel görünen herkes bir gün yaşlanacak ama iyi insanlar yaşlansa da iyi insan olarak hep kalacak... O nedenle sizden fazla yaş almış kimseleri ayak bağı görüp, yalanlar söyleyip dışlamayın, toplum dışına itelemeye kalkmayın... Onlardan öğreneceğiniz bir şeyler muhakkak kalmıştır.
‘’Püf Noktası’’deyiminin hikayesi okuyun derim...
Sevin, sevilin, hayat sevince güzel ve diyelim her bir cümleye; atalarımızdan emanet aldığımız bu Vatanın sahipleri yalnızca bu Vatanı karşılıksız seve bilenlerdir…
Gecenizden doğan sabahınıza selam olsun... Her günü olduğu üzere bu günüde mutlu ve sağlıklı sevdiklerinizle birlikte yaşamanız dileklerimle, Gönül soframdan gönül sofranıza sevgi ve muhabbetler gönderiyorum… Hoş kalın hoşça kalın ama her dem sevgiyle dostça kalın...
 
Etiketler: İNSANLARI, TANIMAK…, BİR, İNSANI, TANIMAK…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Ağustos 2022
Ailemizin ve İzmir basınının acı kaybı!..
307 Okunma.
17 Temmuz 2022
SIR SAKLAMAK
506 Okunma.
18 Haziran 2022
OKYANUSTA BİR DAMLA
515 Okunma.
20 Mayıs 2022
Güven
837 Okunma.
03 Mayıs 2022
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…
407 Okunma.
03 Nisan 2022
ANNEN VARSA EĞER…
566 Okunma.
19 Mart 2022
VUSLAT
370 Okunma.
29 Ocak 2022
Hayat Yolunda 73. Adım
664 Okunma.
21 Ekim 2021
İnsanda Duruş ve İlke...
1161 Okunma.
28 Temmuz 2021
AŞK GÖZLERDE BAŞLAR
1137 Okunma.
11 Haziran 2021
İYİ İNSAN OLMAK
1381 Okunma.
05 Haziran 2021
KENDİ YANLIŞLARIM İÇİNDE MUTLULUK...
562 Okunma.
19 Mayıs 2021
19 Mayıs 1919
520 Okunma.
02 Mayıs 2021
Bir Döngüdür Hayatımız..
668 Okunma.
23 Nisan 2021
23 Nisan 2021
473 Okunma.
08 Nisan 2021
İÇİMİZDEKİ ÇOCUK!.
1272 Okunma.
08 Mart 2021
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
4566 Okunma.
27 Şubat 2021
Sevgi bestesinin notasını yüreğinizde hissedin..
2096 Okunma.
25 Ocak 2021
TOHUM ve TOPRAK SEVDASI
5701 Okunma.
15 Aralık 2020
Hayat bir bulmaca…
2449 Okunma.
27 Kasım 2020
MİNNET DUYGUSU...
1108 Okunma.
29 Ekim 2020
CUMHURİYET BAYRAMI
895 Okunma.
03 Ekim 2020
GÖNÜL AYNASI
1077 Okunma.
18 Ağustos 2020
Türkülerimiz
747 Okunma.
17 Haziran 2020
Eleştiri
4624 Okunma.
09 Haziran 2020
Burnundan kıl aldırmamak...
1610 Okunma.
23 Mayıs 2020
COVID-19 GÖLGESİNDE BİR BAYRAM
1796 Okunma.
23 Mayıs 2020
Bu Baharın Çiçekleri Sizlersiniz
511 Okunma.
19 Mayıs 2020
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
1133 Okunma.
12 Mayıs 2020
Engel Beynimizde
1168 Okunma.
02 Mayıs 2020
Toprak olduğun zaman kulağına söylerim..
1401 Okunma.
24 Nisan 2020
Ve Aşka Hamile Kalır Yüreğin..
1252 Okunma.
15 Nisan 2020
Motivasyon
1222 Okunma.
12 Nisan 2020
Ben Bilirimci Kişilikler
3698 Okunma.
03 Nisan 2020
Geceye bir söz bıraktım..
1668 Okunma.
28 Mart 2020
TÜRK KAHVESİ ...
1013 Okunma.
Haber Yazılımı