Tempo FM
Yazı Detayı
11 Haziran 2021 - Cuma 20:55 Bu yazı 616 kez okundu
 
İYİ İNSAN OLMAK
Ömer Sabri KURŞUN
 
 
Şu içinde bulunduğumuz dünyada âdemoğlunun en önemli meselesi hiç şüphesiz ki gerçekten iyi insan olabilmektir. Bir şeyi tahrip etmek, yıkmak çok kolay, yapmak ise çok zordur.
İyi bir insan olmanın namı niye bu kadar kötüdür? Yaşadığımız dünyada, iyi ya da iyiliksever olmaya çalışma fikri neredeyse saflık gibi algılanıyor; fazla ağırbaşlılık, ruhsuzluk, hatta sıkıcılık gibi çağrışımları var. Öyle ki, kötü olmak tüm bunların yanında yaramaz bir övgü gibi kalıyor.
İyi insan olabilmenin zorluğunu göze alabilmek yürek ister.
“İyi insan, herkese aynı saygıyı gösterebilendir.
İyi insan, herkese aynı sevgiyi gösterebilendir.
İyi insan, kötülük yapana da iyilik yapabilmeyi bilendir.
İyi insan, elindeki ile mutlu olmasını bilendir.
İyi insan, elindeki ile mutlu etmesini bilendir.
İyi insan, ufak tefek yanlışlarını gördüğünde etrafındakileri tatlı dille uyarabilendir.
İyi insan, “her şeyin en güzeli sadece benim olsun” demeyendir.
İyi insan, “benim de olsun, arkadaşımın da olsun” diyebilendir.
İyi insan, üzüldüğünde gözyaşları ile ağlamasını bilendir.
İyi insan, kin tutmayandır.
İyi insan, insanları önemsiz şeyler için yargılamayandır.
İyi insan, insanların açıklarını aramayandır.
İyi insan, insanların açıklarını kapatabilendir.
İyi insan, bu dünyanın geçici olduğunu bilendir.
İyi insan, kılık kıyafetine bakmadan herkese aynı ölçüde muamele edebilendir.
İyi insan, çocuklarına iyi insan olmayı öğretebilendir.
İyi insan, her zorluğun içinde bir çıkış kapısı bulabilendir.
İyi insan, basit işler peşinde koşmayandır.
İyi insan, iyi insanlara iyi, kötü insanlara da iyi davranabilendir.
İyi insan, karşılık beklemeden iyilik yapabilendir.
İyi insan, en sinirli anında bile öfkesini kontrol etmesini bilendir.
İyi insan, kıskançlık uğruna başkalarının kariyerini engellemeyendir.
İyi insan, kazandığı para ile yetinmesini bilendir.
İyi insan, hakkını arayandır.
İyi insan, söz verdiğinde sözünü tutmak için elinden geleni yapabilendir.
İyi insan, boş vaatlerde bulunarak insanlara gereksiz umutlar vermeyendir.
İyi insan, kendi çocuğu için istediğini başkasının çocuğu için de isteyebilendir... İyi insan, haksız olduğu durumlarda özür dileme erdemini gösterebilendir... İyi insan, mizanda hesap vereceğini bilerek dürüstçe yaşayabilendir.”
Velhasıl, iyi insan olmak zordur bu hayatta! Her insana da nasip olmaz hayatta…
İyi bir insan olmak, başkaları için bir şeyler yapmaktan çok daha fazlasıdır.
Modern hayatta hedefini “İyi ve güzel insan olmak” koyan birine akli dengesini kaybetmiş muamelesi yapmaya meyyalizdir. Özellikle kendini “kurnaz” sanan fotokopi canlılar. Bir yanağından incinen kişinin öteki yanağını hazırlaması gibi…
Nasreddin Hoca’nın “Ye Kürküm Ye” hikâyesine eleştirel bir telmih olarak şu hikâyeyi paylaşmak isterim:
“Güzellik ile Çirkinlik bir gün deniz kıyısında karşılaşmışlar. Biri diğerine hadi denize girelim demiş. Giysilerini çıkarıp girmişler. Biraz sonra Çirkinlik sudan çıkıp Güzellik ’in giysilerini giyip gitmiş. Sonra Güzellik kıyıya çıkmış. Kendi giysilerini bulamayınca çıplak kalmamak için Çirkinlik ’in elbiselerini giymiş. O gün bu gündür kadınlarla erkekler Güzellik ile Çirkinlik’i birbirine karıştırırlar. Ama önceden Güzellik ile Çirkinlik’i görmüş olanlar giysilere aldanmazlar.”
Hedefimiz güzel ve iyi insan olmak. Kalbimizi güzel düşünmeye sevk ederek başlayabiliriz bu işe. Görünene göre niyet saatimizi kurmalıyız. Ruhumuzu besledikçe farklı tehlikelere karşı farklı alarmlar kuracak istidatlara ulaşmamız mukadderdir. Basiret gibi. Feraset gibi. Her elde ettiğimiz yetenek görünenin ötesindeki tehlikeleri görmemize yardımcı olacak ve daha güzel insan olma hedefi yolunda mesafe kat etmiş olacağız.
Güzel insan olmak ruhun evi olan beden ile doğrudan ve dolaylı ilişkilidir. Çok yersek kalbimizin mânevi bir ölümle öleceğini söyleyelim. Somut olarak bir makine gibi çalışan ama soyut olarak manevi anlamda işe yaramaz bir et parçası!
Ve yine eleştirel bir telmih olarak şu hikâyeyi de ibretle okuyalım…
Havanın çok soğuk olduğu bir günde erenlerden biri evinin penceresinden dışarıyı seyrediyormuş.
Yoğurtçunun sesini duyup, hanımına” kap getir de yoğurt alayım “ der. Hanımı ise; “evde yoğurt var, ihtiyacımız yok” deyince. Mübarek insan; “bizim ihtiyacımız yok ama yoğurtçunun ihtiyacı var ki bu soğukta sokaktan üçüncü geçişi” der.
İyi insan olmak bir başkadır. İnsanlar iyiliği dokunmak ise bambaşkadır…
Fars edebiyatının en büyük şairlerinden birisi olan İslam âlimi Sadi Şirazi dermiş ki “İyi insan olmak” konusunda; “İyi insan olmak için mesele hırka, yamalı elbise giymekte değil. Eski bir elbise giymekle iş bitmiyor. Kendini kötü işlerden koru…
Başına kuzu derisinden bir şey geçirmekle insan derviş olamaz. Sen ahlâkça derviş ol da istersen başına Tatar külahı giy!
Büyüklük gösterişle, lafla olmaz; yücelik dava ile kuruntu ile elde edilmez. Tevazu yüceliği arttırır, fakat gurur seni toprağa serer. (Sadi Şirazi)
Herkesin kendini tanımlamada eksikleri var. Ama insan bunu kolay kolay kabul etmez. Direnir. Bu direnme güdüsü aslında insana kötülere karşı direnmek için verilmiş. Tıpkı bir bıçağın adam öldürmek için değil ekmek ve benzeri işlerde insanın işlerini kolaylaştırsın diye üretilmesi gibi. Ama insan bu özgür tercihleri ile bıçağı yapılış amaçları dışında kullanarak kötü sonuçlar oluşturabiliyorsa insanlığını yitirmiştir. Ve onun için sonraki kötülüklerini yapacağı süreçte de artık gerekçeleri vardır…
Allah sana kötülük yapanın cezasını verirken senin görmeni istemez. Çünkü insansın, egona yenilip de “oh oldu” dersin de içine fitle eklenmesin diye... Uzakta, sen görmeden halleder. Bazen süreci uzatır, sana unutturur ona ise belki şimdi, aylar sonra ya da yıllar sonra toplu bir ceza verir. Kimin neyi ne kadar hak ettiğini sen bilemezsin…
Bilme ki düşman gibi pusuda bekleme! Sen sadece iyi insan olma mücadeleni arttır…
İnsan olmak, edep ister, vicdan ister, hoşgörü ister duygudaşlık ister…
Yüce Rabbim bizleri insan kılıklı şeytanlardan korusun.
Neden mi? Artık insan ilişkilerinde daha dikkatli olmak zorundayız… Çünkü insanlar iyi biri olmaktan çok iyi biriymiş gibi olmayı öğrenmiş. Örnek ararsanız yazılı ve görsel basını izleyin bakın insan olmayan insan kılıklı şeytanlar insan olanlara neler yapıyor…
Kuran ayetlerine göre Müslüman, insan olmanın onuruna, yani yaradılışına uygun davranan insandır. Müslüman olabilmek yani gerçek anlamda içtenlikle Allah’a teslim olabilmek için, önce erdemli bir insan olabilmek gerekir. Kuran’a göre erdemli insan, Allah’a derin bir sevgi ve saygı ile teslim olan ve en başta ona sonra da onun yarattıklarına karşı sorumluluk ve saygı bilincine sahip ilkeli insandır. Erdemli insan, iyi ve güzel olana yönelen, kötü ve çirkin olandan sakınan ve iyiliği yaymaya çalışan insandır. Doğruluk, güvenilirlik, cesaret gibi güzel özelliklere sahip ve aynı zamanda duyarlı, samimi, iyi yürekli, ölçülü ve tevazu sahibi olan insandır.
Erdem bilincine sahip olmak yeterli değildir. Erdeme erişmek için ya da iyi insan olmak için çaba göstermeliyiz…
Birçok insan erdemli olmayı diğer insanlar karşı haşin olmak sanıyor.
Bunları elde etmek ve iyi insan olabilmek için tüm bunların başında sevgi gelmiyor mu sizce…
Ne demiş Mevlana hazretleri: “Yaratılanı severim Yaratandan ötürü.”
Ve şöyle devam etmiş; “mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerek.”
Ve insanlık yolunda yanalım ki ışık saçalım etrafımıza.
Sen yaratılanı sevdiğin için sakın utanma dostum. Bil ki utanması gerekenler sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyenlerdir…
Bazılarının senden iyi olduğunu ama çoğunun da daha kötü olduğunu anlamaya çalış. Başkalarıyla kıyaslayarak kendimizi acınacak duruma düşürdüğümüzde, manevi yönümüzü inşa etmek için kullanabileceğimiz zamanı ve enerjiyi boşa harcamış oluruz. Her sabah kendine iltifat et. Mutlu olmak seni daha pozitif bir insan yapar… Daima kendin ol ve asla olmadığın biri gibi davranma. Başkası gibi olmaya çalışma; sadece kendin ol ve kendini zorlamadan iyi şeyler yap… Başkalarını gerçekten sevmenin tek yolu önce kendine güvenmek ve kendini sevmektir. Yaptığın ve inandığın şeyler, başkalarını olduğu kadar seni de iyi hissettirmeli…
İyi olmak sadece dışarıdan görünen iyilik demek değildir. Kalben (yani bütünüyle) iyi olmayı düşünmelisin. Sonuç olarak, kendi etik kurallarına karar vermelisin. Asıl önemli olan şey, seni iyi bir insan yaptığına inandığın hususlara uygun yaşamandır. Bazen bu, başkalarının iyi olduğuna inandığı şeylerle çelişebilir ve hatta seni yanlış ya da kötü olmakla suçlayabilirler. Onların görüşlerini göz önünde bulundur, çünkü senin bilmediğin bir şeyi biliyor olabilirler ki bu durumda onlardan bir şeyler öğrenebilir ve ahlaki görüşünü geliştirebilirsin. Veya hayata dair fazla bir tecrübeleri yoktur ve bu durumda da onların görüşlerine ihtiyatla yaklaşman gerekir.
Herkesin hayat yolculuğu farklı olsa da, iyi olmak kendini keşfetmekle ve dünyadaki rolünle yakından ilişkilidir. Gerçekten iyi olmak için, 'iyiliğin' senin için ne anlama geldiğini düşünmelisin. Belki bu, başkaları için iyilik yapmaktır…
Atıp tutmak kolay… Hiç tanımadan insanları yargılamak kolay… Zor olan iyi insan olabilmek, her şeye rağmen öyle kalabilmek…
Birisinin yuvasına düşen ateşte ellerini ısıtıp, etrafa tükürüklerle karışık kötü sözcükler saçmak kolay. Zor olan, o ateşi bu topraklarda üşüdüğün halde söndürebilmek...
Sonuç ___ “İşte iyi insan olmak...”
Karşınıza bir ayna alın ve göz göze gelin kendinizle. Sorun:
“Ayna ayna söyle bana. Ben iyi ve güzel bir insan mıyım?
Siz düşünce aynanıza soruduğunuz soruları cevaplaya durun. Akabinde güzel insan olmak için soru sormaktan ve cevap aramaktan asla vazgeçmeyin. Doğru soru sormanın toplam bilgi birikiminizin yarısı olduğunu unutmayın…
Sevin, sevilin, sevmek dünyadaki en büyük güzelliktir.
Hayat sevince güzel ve diyelim ki her bir cümleye; bu ülkenin sahipleri yalnızca bu ülkeyi karşılıksız seve bilenlerdir…
Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun. Hoş kalın, hoşça kalın ama her dem sevgiyle dostça kalın…
 
Etiketler: İYİ, İNSAN, OLMAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı