Tempo FM
Yazı Detayı
17 Temmuz 2022 - Pazar 11:49 Bu yazı 506 kez okundu
 
SIR SAKLAMAK
Ömer Sabri KURŞUN
 
 
“Verdiğiniz sözü ve yaptığınız antlaşmayı yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.” (İsrâ sûresi (17), 34)
Bu Âyetin konumuzla ilgisi şudur: Bir kimsenin sırrını öğrenen, diğer bir ifadeyle kendisine bir sır emanet edilen kimse, o sırrı saklayacağına dair söz vermiş demektir. O sırrı, açıklamasına izin verilmediği sürece, hayatının sonuna kadar her yerde ve her zaman korumakla yükümlüdür. Emanete riayet etmediği takdirde, Allah huzurunda bunun hesabını verecektir.
Sır saklamak bir irade imtihanıdır, bu imtihanı kazanamayan hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz.
Hz. Ali (r.a.)
Hayatınızda bir sürü küp görmüş, duymuş olabilirsiniz, turşu küpü, akıl küpü, altın küpü daha birçok küp…
Bir de sır küpü var. Onun adı da insan… Ama sırrı saklamayanında adı insan…
İnsan yaratılmışların en şereflisi, varlıkların en şereflisi yani "eşref-i mahlukat."
Ama insan yine de meçhul bir varlık, anlamak çok zor…
Yani sır içinde sır…
Velhasıl kelam “SIR,” gizli kalması, kimsenin bilmemesi ve herkese söylenmemesi gereken şeydir. Güven kazanmanın ilk şartı elbette budur. O yüzden eğer sır tutamıyor ve paylaşmaktan daha çok keyif alıyorsanız kime söyleyeceğiniz çok önemlidir. Bilirsiniz “Söyleme sırrını dostuna, dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna,” diye uyarılar, “İki kişinin bildiği sır değildir” gibi kesin yargılarımız vardır.
Sır konusunda iki önemli durum hâsıl olup iki rol vardır; ‘SIRRI SÖYLEYEN ve SIRRI TUTAN...’
‘Sır saklamak’, açığa çıkmayıp gizli kalması gereken bilgilerin ilgili kişilerce saklanmasına denilmektedir. Sır, gizli kalması ve herkese söylenmemesi gereken şeylerdendir. Sırrını saklamasını bilmeyen insan başarılı olamaz. Başarının sebeplerinden birisi de sır sahibi olmaktır. Sırrını açıklayan kimse çok defa söylediğine pişman olur, üzülür, amma iş işten geçmiş olur.
İnsan, söylemediği sözün hâkimi, söylediği sözün mahkûmudur.
Herkes kolay sır saklayamaz.
Bu nedenle duyulmasını istemediğimiz sırımızı başkaları duyunca, ya mahcup oluruz veya yapacağımız, planladığımız bir iş varsa o işi başaramayız.
Bu bakımdan sır saklamak, başarının önemli sebeplerinden biridir. Sır sayılabilecek işler gizli tutulmalıdır.
Mal ve eşya korumasında emin olunan kimselerin çoğu sır saklamada emin olunamazlar. Çünkü sır saklamak mal saklamaktan daha zordur.
Büyüklerimizin ‘Zehebini, zihabını ve mezhebini gizli tut!’ sözü meşhurdur.
“Zeheb; altın, zihab; itikad, mezheb de; işlerde tutulan yol demektir.”
Birçok devlet adamları, başarılarının en büyük sebeplerinden birinin sır saklamak olduğunu bildirmişlerdir.
Fatih Sultan Mehmed Han'ın: ‘Yapacağım işleri sakalımın bir kılı bile bilse, onu koparırım.’ dediği meşhurdur.
Hikmet ehli büyükler sır hakkında şöyle demişlerdir:
‘Sır senin esirindir, açıklayınca sen ona esir olursun.’
‘Sırrını hiç kimseye söyleme. Akıllıya söylersen seni aşağı görür, itibarını kaybedersin, ahmağa söylersen başkalarına söyleyerek sana hıyanet eder.’
‘Akıllı kimse sır küpüdür.’
‘Sırrını öğrenmeği isteyene sırrını söyleme! Böyle kimse seni ifşa eder!...’
Ahmağın kalbi ağzında, akıllının dili kalbindedir. -Yani ahmak sır saklayamaz, akıllı sırrı ifşa etmez.-
Sır bir kimseye söylenince sır olmaktan çıkabilir. Onun için atalarımız:
‘Açma sırrını dostuna, dostunun da dostu vardır. O da söyler dostuna’ demişlerdir.
Sırrını söylersen, senin kendi gönlüne sığmadı demektir. Başkasının gönlüne sığmasını nasıl beklersin? Kendi sırrına senin gönlün dar gelirse, başkasının gönlü geniş gelir diye hiç bekleme. Otur kendini ayıpla!..
Sır saklamakla ilgili olarak da şu hikmetli sözler söylemiştir hikmet sahibi kişiler;
‘Kalpler sırların saklandığı yerlerdir. Dudaklar o yerlerin kilidi, diller de anahtarıdır. Şu halde her insan sırrının anahtarlarını saklamalıdır.’
Sır saklamada önemli bir hususta, başkalarını bize emanet ettikleri sırları saklamaktır. Bunlar ya şahıs veya devlet sırları olabilir.
Samimi, güvenilir müminler, kerem sahipler kendileriyle aran açılsa bile iyiliğini söyler kötülüğünü gizler.
Bu ahlakta olanlar zamanımızda Zümrüd-ü Anka mesafesindedir, yani yok denecek kadar azdır.
Kötüler ise dostluk sona erince iyiliği gizler, kötülüğü açıklar.
Bir kimse özel paketlenmiş bir söz getirirse ve `bunu kimseye söyleme` diye tembih etiketini de üstüne yapıştırırsa, artık o sözün emanet olduğunu anlamalıyız.
Başkalarının bizlere söyledikleri sırları gizlememiz lazımdır. Çünkü sır emanettir. En çok güvendiğimiz kimse bile olsa, dilimize hâkim olup, başkasının sırrını ona bildirmemeliyiz.
Sır saklamak nasıl güzel ve faydalı bir davranış ise, bunu aksini yapmak da o ölçüde kötü ve zararlı bir davranıştır. Başkalarının sırrını araştırıp ortaya çıkarmak, sonra da onları ifşa etmek İslâm ahlâkına ve İnsan edebine yakışmayan, sığmayan bir davranıştır.
Sırdaş olmak sır saklamak çok kolay değildir. Dünyanın en zor şeylerinden biridir.
İnanın herkes sırdaş da olamaz sır da saklayamaz…
Ama düşünsenize insanın dertlerini sorunlarını duygularını acısını sevincini rahatlıkla paylaşacağı, yanında her zaman birinin olacağını bilmesi kadar güzel bir şey var mı?
Sırrı tutmak ve sırrı fısıldayana ihanet etmemek lazım…
Size bir sırrını fısıldayanı mahcup etmemek ahlakımızın ve mürüvvetin gereğidir.
Ama biz böyle miyiz?..
Sanmıyorum. Dost olan iki kişi günün birinde ayrıldıklarında veya evli bir çift boşandıklarında ortaya saçılmadık doğru veya yalan sır kalmıyor.
Her insanın yüreğinden akıp giden onlarca sual, düşünce, yorum ve görüş vardır. Bunun birçoğunu dışarı yansıtır belki ama kendine ait duyguları, hissiyatı da vardır. Ve belki bu hissiyatın azıcığını içinde tutsa da bunu paylaşabileceği paylaşarak rahat bulacağı ya da söylemesi zorunlu olup fakat başka kimsenin duymasını istemediği durumlar ve kelamlar vardır. İşte tam burada sırrın ehemmiyeti göze çarpıyor.
Sır tutmak, bir olgunlaşma evresidir. Gençliğin belki en fark edilen yönüdür ki bir çocuğa gizli bir söz emanet edilmez. Çünkü o gizliliği açığa vurması çocuktan beklenilecek bir şeydir. Bir insanın da gençliğe adımı sır tutmasıyla ölçülebilir. Olgunlaşmayla birlikte bir terbiye sürecidir. İradenin kalbe ve dile hâkim olup her zaman söz emanetini ve sırrın önemini hatırlatmasıdır. Hakeza sır tutmak büyük bir erdemliliktir. Tüm bunlar göz önüne alındığında sır tutmanın da önemini anlarız...
Bu arada yeri gelmişken ve kalemde güne yorulmuşken, Hepimizin Mevlana torunu olduğunu da hatırlayarak, ondan bu konuda bir sözü buraya bırakmazsak olmaz;
Hz. Mevlana kendisiyle bütün sırlarını paylaşan kişinin kendisine hiç sır vermediğini söyleyip sitem edince “Sen daha kendi sırrını tutamıyorsun, benimkini nasıl tutacaksın?” der.
Eeee, karar sizin…
Bir Darb-ı mesel ile bitirelim bu gün bu “SIR” konusunu dostlarım:
Su, kendine sırdaş arıyordu. Önce buluta verdi sırrını. Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.
Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman taşıyordu göl ve çıkıyordu suyun sırrı iyice açığa.
Sonra nehre verdi su sırrını. Nehir de aldı suyun sırrını çekti gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden, o da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze. Çağlayanlar, şelaleler, akarsular. Hepsi kayboluyordu bir anda.
Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereye okyanusa kavuşunca fark etti su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla. Okyanusa taşındığını. Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti. Öyle de yaptı zaten. Tüm sırlarını okyanusa verdi. Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu. Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne de kurudu…
Geçenlerde karşılaştık suyla. Bir bardaktaydı. Suskundu. Çok uğraştım konuşturamadım.
Ben tam giderken " Dur !" dedi su. Durdum! " Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma!.. Taşıyamazlar, kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar, utandırırlar…" dedi.
‘Okyanus Yürekli Dostlar’ bulmanız dileklerimle…
Ben mesela dün ki gün ‘Okyanus Yürekli Dostlar’ımla bir arada oldum…
Sevgiyle, sevdiklerinizle tüm kirlenmişliklerden uzak, mutlu gülen bir yüzle, sevdiklerinizle sevgi dolu, mutlu, umutlu, acısız, gözyaşsız, sağlıklı bir yaşam geçireceğiniz bu günü, bu güzel günü şiir gibi yaşayın...
Kim; Barış adına, Sevgi adına, İnsanlık adına yoklama alırsa, Ben; ‘Buradayım…’
Sevin, sevilin, hayat sevince güzel ve diyelim her bir cümleye; atalarımızdan emanet aldığımız bu ülkenin sahipleri yalnızca bu ülkeyi karşılıksız seve bilenlerdir…
Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun, gecenizden doğan sabahınıza selam olsun...
Bir gün bir yerlerde, tekrar görüşmek ümidiyle…
 
Etiketler: SIR, SAKLAMAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Ağustos 2022
Ailemizin ve İzmir basınının acı kaybı!..
307 Okunma.
18 Haziran 2022
OKYANUSTA BİR DAMLA
515 Okunma.
20 Mayıs 2022
Güven
837 Okunma.
03 Mayıs 2022
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…
407 Okunma.
03 Nisan 2022
ANNEN VARSA EĞER…
566 Okunma.
19 Mart 2022
VUSLAT
370 Okunma.
29 Ocak 2022
Hayat Yolunda 73. Adım
664 Okunma.
21 Ekim 2021
İnsanda Duruş ve İlke...
1161 Okunma.
28 Ağustos 2021
İNSANLARI TANIMAK… BİR İNSANI TANIMAK…
554 Okunma.
28 Temmuz 2021
AŞK GÖZLERDE BAŞLAR
1137 Okunma.
11 Haziran 2021
İYİ İNSAN OLMAK
1381 Okunma.
05 Haziran 2021
KENDİ YANLIŞLARIM İÇİNDE MUTLULUK...
562 Okunma.
19 Mayıs 2021
19 Mayıs 1919
520 Okunma.
02 Mayıs 2021
Bir Döngüdür Hayatımız..
668 Okunma.
23 Nisan 2021
23 Nisan 2021
473 Okunma.
08 Nisan 2021
İÇİMİZDEKİ ÇOCUK!.
1272 Okunma.
08 Mart 2021
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
4566 Okunma.
27 Şubat 2021
Sevgi bestesinin notasını yüreğinizde hissedin..
2096 Okunma.
25 Ocak 2021
TOHUM ve TOPRAK SEVDASI
5701 Okunma.
15 Aralık 2020
Hayat bir bulmaca…
2449 Okunma.
27 Kasım 2020
MİNNET DUYGUSU...
1108 Okunma.
29 Ekim 2020
CUMHURİYET BAYRAMI
895 Okunma.
03 Ekim 2020
GÖNÜL AYNASI
1077 Okunma.
18 Ağustos 2020
Türkülerimiz
747 Okunma.
17 Haziran 2020
Eleştiri
4624 Okunma.
09 Haziran 2020
Burnundan kıl aldırmamak...
1610 Okunma.
23 Mayıs 2020
COVID-19 GÖLGESİNDE BİR BAYRAM
1796 Okunma.
23 Mayıs 2020
Bu Baharın Çiçekleri Sizlersiniz
511 Okunma.
19 Mayıs 2020
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
1133 Okunma.
12 Mayıs 2020
Engel Beynimizde
1168 Okunma.
02 Mayıs 2020
Toprak olduğun zaman kulağına söylerim..
1401 Okunma.
24 Nisan 2020
Ve Aşka Hamile Kalır Yüreğin..
1252 Okunma.
15 Nisan 2020
Motivasyon
1222 Okunma.
12 Nisan 2020
Ben Bilirimci Kişilikler
3698 Okunma.
03 Nisan 2020
Geceye bir söz bıraktım..
1668 Okunma.
28 Mart 2020
TÜRK KAHVESİ ...
1013 Okunma.
Haber Yazılımı