Tempo FM
Yazı Detayı
10 Mayıs 2022 - Salı 21:50 Bu yazı 1990 kez okundu
 
Yirmili Yaşlarda Bir Bebek
Lerzan Karabayır
 
 

Sene 2000 

Özel sektörde yoğun bir şekilde çalışıyorum. Yeni evli kimliğimden, hamile kimliğime şaşkınlıkla ve bilgisiz bir şekilde geçtiğim zamanlar. Bir de hamilelikten kaynaklanan sağlık problemlerim eklenince kendimi sudan çıkmış balık gibi hissettiğim dönemler. Hamilelik sürecinde ne yiyeceğimi, nasıl hareket etmem gerektiğini merak ediyorum ama doktor kontrolleri dışında bunları öğrenebileceğim kimse yok çevremde. Doktor kontrolleri de belli aralıklarda olunca benim araştırmacı ve sabırsız yapım giriyor devreye. O zamanlar sosyal medya bu kadar yaygın değil. Merak ettiklerimizi google ve yahoo dan aratıyoruz sadece. Araştırmalarım sonucunda bir site buluyorum; Gebelik.org. Her gün fırsat buldukça farklı şeyler araştırmak için giriyorum siteye. Kurucusu Dr. Kağan Kocatepe fırsat buldukça sorulan sorulara yanıt veriyor, detayları ile hamilelik ve sonrası hakkında bilgilendiriyor. Derken bir gün Dr. Kağan Bey bir mail grubu kuruyor ‘’Anneler Kulübü’’. Hemen üye olup yazılanları okumaya başlıyorum. Başlarda çekinerek yaklaştığım diğer anneler ile zaman geçtikçe dertleşirken buluyorum kendimi. Hamilelikte yaşadığımız sağlık problemlerinden bebeklerimizin kabızlığına, diş çıkarmadan kolik sancılarına kadar merak ettiğimiz ne varsa soruyor, birbirimizden akıl alıyoruz. Bir süre sonra kız kardeşler gibi dertlerimizi ve mutluluklarımızı paylaştığımız grubumuz milyonlara ulaşıyor. Dünyanın farklı yerlerinden bir araya gelmiş milyonlarca anne ortak amaç için oradayız- çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirebilmek.  

Güzel dostlukların temeli o zamanlarda atılıyor. Ben o sırada Bursa’da oturuyorum. İlk buluşma İstanbul’da. Arabam yok elimde 6 aylık bebeğimle buluşmaya katılmak için yola çıkıyorum. Zorlu şartlarda (otobüsle yolculuk ve otobüsün nasıl olduğunu hala bilmediğim bir şekilde bavulumu kaybetmesi) buluşmaya katılıyorum, tadı hala damağımdadır o ilk buluşmanın. Yüzlerce anne-bebek; pusetler, biberonlar her yerde. Bir tarafta alt değiştiren, bir tarafta elinde tabak çocukların peşinde yemek yedirmek için çabalayan ama arada sohbet etmeye çabalayan anneler.  

 

Yıllar geçti gruplar çoğaldı, bölünmeler yaşandı ama o paylaşımların, buluşmaların tadı hiç eksilmedi. O zamanlar bebeklerimizin sıkıntı ve mutluluklarını paylaşırken, yerini eskisi kadar yoğun olmasa da ergenlerimizin ve gençlerimizin sıkıntı ve mutluluklarını paylaşmaya bıraktı.  

 

Derken grubumuzdan Ayşen bizlere bir teklif ile geldi; İster misiniz bu deneyimlerimizi kitap haline getirelim! hem çocuklarımız için güzel birer hatıra kalsın, hem de bizim gibi deneyimsiz başlayıp birliğin gücü ile çeşitli sorunları aşan annelere bir el kitabı bırakalım. Pek çoğumuz mutlulukla karşıladık bu fikri. Benim de yazarlar arasında olduğum elli annenin kaleminden ortaya yirmili yaşlarda bir bebek çıktı.  Tıpkı bizim çocuklarımız gibi.

Hepimiz çocuklarımızı büyütürken pek çok zorluk yaşadık, kimsenin yaşadığı sıkıntı diğerine benzemese de hep paylaştık. Hep paylaştık ki aynı ya da benzer sorunlar yaşayanlara fikir versin, güç katsın. Sayımız çok olduğu için yazılarımızı minimum uzunlukta tutmaya çalıştık. Her birimiz çocuklarımızla yaşadığımız yeni hayatımızda dönüm noktası olan olayları ve çıkış yollarımızı paylaştık ve ortaya şahane bir kitap çıktı. Anneliğin Sonsuz Yolculuğu kitabımızın çıkış hikayesi bu şekilde. Tam da anneler gününde hepimize hediye olarak çıkan kitabımızın geliri Açev’e bağışlanıyor.  

 

Sizler de bu yolculuğumuza dahil olmak, Açev’e destek olmak, kendinize ya da sevdiklerinize hediye vermek isterseniz fırından yeni çıkmış Anneliğin Sonsuz Yolculuğu kitabımızı alabilirsiniz.  

 
Etiketler: Yirmili, Yaşlarda, Bir, Bebek,
Yorumlar
Haber Yazılımı